Bir keresinde müşteri Flight Simulator haritasının yanlış olduğunu bildirdiğinde

Uzun süredir yazmıyorum, umarım bu yazıyla beraber kişisel ataletimi kırabilirim.

İşim yazılım geliştirmek üzerine olduğundan bazen geliştirdiğimiz ürün son kullanıcıyla buluştuğunda her şey beklediğimiz gibi gitmeyebiliyor. Mümkün mertebe kullanıcı geri bildirimlerini kullanarak ürünü olması gerektiği haline getirmeye çalışıyoruz. Bazen de öyle geri bildirimler geliyor ki yapabileceğimiz hiç bir şey olmuyor. Aşağıdaki olay benim başımdan geçmedi, bir Microsoft çalışanı olan Raymond Chen‘in başından geçmiş. Blogunda hikayeyi paylaştığında denk geldim ve okuduğumda suratımda oluşan gülümsemeyi paylaşmak istedim. Kendisinden de izin alarak bloguma taşıyorum. Yazı orijinaline sadık kalınarak tarafımdan Türkçe’ye çevrilmiştir. Keyifli okumalar!

Microsoft Flight Simulator tutarlılığı ve gerçekçiliği ile gurur duyan bir oyun. En iyi olduğu alanlardan birisi de haritaları. Çünkü bir uçak uçuruyorsanız nerede olduğunuzu bilmek oldukça önemli olabiliyor. (Üyelerinin sanal havayolları firmaları ile, dünyanın etrafında sanal güzergahlarda sanal uçaklar uçurduğu kulüpler var.)

Ürün destek ekibine, oyunun içindeki haritalardan birinde problem olduğuna dair bir çağrı gelir. Müşteri Avrupa’da iki ülkenin sınırlarının doğru yerleştirilmediğini bildirmektedir. Olay Sovyetler Birliği’nin dağılma dönemine denk geldiği için, ve o dönemde Avrupa haritası biraz karışık olduğu için, iddianın geçerli olma ihtimali söz konusudur.

Ürün destek mühendisi Flight Simulator ekibinin bir göz atması için notunu alır. Microsoft’un haritalardan ve coğrafyadan sorumlu departmanı vardır. Sorumlu ekip konuyu inceler ve Flight Simulator oyunundaki haritanın doğru olduğu sonucuna varır.

Bu sonuç müşteriye de iletilir fakat hikaye burada bitmez. Müşteri bu sonuçtan memnun olmaz ve olay sizin başınıza gelse sizin de yapacağınız şeyi yapar: müşteri Bill Gates’e durumu anlatan bir e-posta gönderir.

Bill Gates e-postayı görür ve bir notla Flight Simulator ekibine yönlendirir: “Lütfen bu konuyu inceleyin.”

Flight Simulator projesinin başında olduğunuzda ilgilenmeniz gereken bir ton başka iş oluyor. Bill Gates’ten gelen ve bir şeyleri incelemenizi isteyen bir e-posta isteyeceğiniz son şeydir.

Flight Simulator ekibi tekrar coğrafyacılara döner ve ellerindeki bilgileri tekrar gözden geçirmelerini ister. Coğrafyacılar haritaları tekrar kontrol ederler, uluslar arasınca kabul edilmiş sınırları incelerler, iki ülke arasında süre gelen bir sınır çatışması olup olmadığını araştırırlar fakat Flight Simulator ile beraber gelen haritanın yanlış olduğu ile ilgili herhangi bir bilgi bulamazlar.

Ürün ekibi daha fazla bilgi alabilmek içim müşteriyi geri arar: “Söyleyebileceğimiz kadarıyla Flight Simulator şu an için uluslararası kabul edilmiş sınırları kullanıyor. Bu anlaşma XYZ paktında ve Birleşmiş Milletler 31415 numaralı haritasında yer alıyor. Biz hairtada tam olarak neyin yanlış olduğunu söyleyebilir misiniz?”

Müşteri cevaplar: “En sonunda birileri haritadaki yanlışı düzeltmek için uğraşıyor! Flight Simulator’de iki ülke arasındaki harita bıdı bıdı bıdı arasında, fakat aslen bıdı bıdı bıdı arasında olmalı.”

“Hmm, bizim elimizdeki bilgiler farklı şekilde gösteriyor. Siz hangi haritayı kullanıyorsunuz?”

Müşteri cevaplar: “Duş perdemdeki dünya haritasını kullanıyorum.”

Ürün ekibinin ne cevap verdiğini bilmiyorum ama umarım şöyle bir şeydir: “Duş perdenizi güncellemek isteyebilirsiniz.”

Fotoğraf: Mitchel Boot

WordPress Sürüm Numarası Paranoyası

Dünya üzerindeki web sitelerinin yaklaşık %23,3’ü WordPress kullanıyor, ki bu oran arka planında bir içerik yönetim sistemi kullanan web siteleri arasında yaklaşık %60,7’ye tekabül ediyor. Bu kadar çok kullanılan bir sistem haliyle kötü niyetli kişilerin de ağızlarının suyunu akıtıyor. Sürümü güncellenmemiş her WordPress kurulumu, güncelliğini yitirmiş eklentilere sahip her WordPress kurulumu potansiyel bir zombi site olarak sırasını bekliyor. Elbete kötü niyetli kullanıcılar ellerini ovuştururken, WordPress geliştirici ekibi de boş durmuyor.

En küçük bir güvenlik açığını hızlıca kapatmak için hazır bekliyorlar ve olası bir güvenlik açığında kısa bir süre içinde yamanmış yeni bir paket yayınlanıyor. Bize düşen ise öncelikli olarak WordPress kurulumumuzu, temalarımızı ve eklentilerimizi güncel tutmak. Daha güvenli bir WordPress için her zaman atılacak yeni adımlar elbette olacaktır, fakat bu yazımda çok daha farklı bir konuya değineceğim.

Yazının devamına Natro Dergi dördüncü sayısı (Şubat 2015), sayfa 45-46’dan ulaşabilirsiniz.

Neden bir daha MediaMarkt’tan alışveriş yapmayacağım

25 Aralık 2014

Bir süredir satışa çıkmasını beklediğim bir fare (mouse) vardı. akakce.com üzerinden arama yapıp seçeneklerimi araştırdığımda ereyon ve MediaMarkt’ta satıldığını gördüm. Evime yakın şubelerinin var olmasını da göz önünde bulundurarak ve daha büyük bir firma olduklarını düşünerek MediaMarkt üzerinden alış verişimi yapmaya karar verdim. Logitech G302 240 marka/modele sahip ürünü sitede buldum, satın alma adımlarında başarılı bir şekilde ilerleyip 3D Secure ile ödeme yaptım. Siparişin devamında mediamarkt.com.tr üzerinde bir hesap oluşturma seçeneği çıkınca, siparişin durumunu takip edebilmek için bir hesap oluşturdum. Hesabı oluşturduktan sonra siparişlerim kısmında yaptığım satın almayı göremedim fakat o gün için üstünde de durmadım. Sisteme geç yansıyordur diye düşündüm. Ne bileyim hiç yansımayacağını.

26 Aralık 2014

mediamarkt.com.tr hesabıma giriş yapıp siparişlerim kısmına baktığımda hala siparişimi göremiyordum. “Stoktan hızlı gönderi” özelliğine sahip bir ürün olduğundan en geç bugün kargoya verilmesini bekliyordum. Siparişlerde göremeyince MediaMarkt Müşteri Hizmetleri’ni aradım ve macera başladı.

Siparişimin sisteme yansımadığını öğrendim. Online ekranlarda görememe sebebim de buymuş. İşlemleri hızlandırmak için müşteri temsilcisinin isteği üzerine bankamın online şubesine girerek, siparişimin ödemesinin kanıtı olarak dönem içi işlemler sayfasının ekran görüntüsünü paylaştım. Müşteri temsilcisine sürecin nasıl ilerleyeceğini sorduğumda durumun inceleneceğini ve muhtemelen Pazartesi sonuçlanıp, ürünün kargolanacağı bilgisini aldım. Bu bilgiyle içim rahat hafta sonuna girdim.

29 Aralık 2014

Gün içinde ara ara kontrol etmeme rağmen mediamarkt.com.tr siparişlerim sayfasında herhangi bir değişiklik göremiyordum. Akşama kadar bir haber çıkmayınca 17:50 gibi MediaMarkt Müşteri Hizmetleri’ni tekrar aradım. Müşteri temsilcisi “17:43 gibi e-ticaret biriminden cevap geldiğini, sisteme yansımayan siparişi tespit ettiklerini ve fakat bugün mesai bittiği için işlem yapılamayacağını, yarın ücret iadesinin gerçekleşeceğini” belirtti. Yeni duyduğum ücret iadesinden ziyade ürünün kargolanmasını beklediğimi, geçen hafta bu yönde bilgilendirildiğimi ilettiğimde, Müşteri temsilcisi “Sisteme yansımayan sipariş”lerde ücret iadesi yapıldığını, ürünün gönderilmediği bilgisini aktardı. “Yarın mesai saatlerinde ücretin iade edileceğinin” bilgisini verdi.

Bu noktada ürünü başka bir yerden almayı planladım fakat iki müşteri temsilcisi tarafından verilen farklı bilgilerden dolayı, olur da birisi insiyatif kullanıp ürünü gönderir ve elimde aynı üründen iki tane olur diye düşünerek vazgeçtim. Kendi kendime “zaten satın alma ile uğraştım bu kadar, bir de iade ile uğraşmayayım” dedim.

Görüşme sırasında müşteri temsilcisi ürünü sorduğunda mediamarkt.com.tr üzerinden ürünü göstermek için aradığımda ürünü bulamadım. Yani artık ürünü tekrar satın alamaz hale de gelmiştim. Bu yazıyı yazdığım sıralarda tarayıcı geçmişinden ürünün web adresine bakmak aklıma geldi ve adresi bulup girdiğimde “Ürün tükendi” ibaresini gördüm.

30 Aralık 2014

Gün boyu ara ara online şube üzerinden ücret iadesinin yapılıp yapılmadığını kontrol ettim. Saat 17:00’e kadar iade yapılmayınca tekrar müşteri hizmetlerini aradım. Bir tur daha tüm olayın üzerinden geçtik. Topun e-ticaret biriminde olduğunu öğrendim. E-ticaret birimine nasıl ulaşabileceğimi sorduğumda, ulaşamayacağımı öğrendim… Şikayet kaydı oluşturulmasını istedim.

Bu arada ilginç bir bilgiye daha ulaştım. “3D Secure ile yapılan işlemlerde, siparişlerin sisteme yansımaması sorunu ile karşılaşıyoruz.” şeklinde bir bilgi verdi müşteri temsilcisi. Yani güvenli alışverişi tercih ettiğim için bunlar başıma gelmiş.

Aynı gün twitter’dan MediaMarkt hesabına bir tweet atarak olayı sosyal medyaya da taşıdım. Özel mesaj ile iletişim bilgilerimi istediler. Bilgilerimi gönderdim ve aramalarını beklemeye başladım. Bir süre sonra aradılar. Bir kere de onlara durumu anlattım. Beni arayan müşteri temsilcisi olayı anladığını, bizzat kendisi olayı inceleyip yarın bana dönüş yapacağını bildirdi. İyi niyetimi halen kaybetmiş değilim. Bekliyorum…

31 Aralık 2014

12:30’da online şubeden kart hareketlerini kontrol edip, ücret iadesinin gerçekleşmediğini gördüğümde, henüz bir arama da almamış olduğumdan müşteri hizmetlerini tekrar aradım. Sağ olsunlar, yeniliklerle dolu, harikulade bir macera yaşatıyorlar. Bu sefer de ücret iadelerinin 10 iş günü içinde gerçekleştiği bilgisini aktardılar. Bu noktada daha pahalı bir şey almamış olduğum için sevindim.

MediaMarkt müşteri ilişkilerini yönetme konusunda benim gözümde sınıfta kaldı. Ortada bir mağduriyet var ve bunu gidermek için, twitter üzerinden attığım mesaj için geri dönmek haricinde hiç bir çabalarını göremedim. Sürekli ben onları aramak zorunda kaldım. Yaptığım telefon görüşmeleri, harcadığım zaman, ürünü alamamış olmanın ve güven eksikliğinden dolayı alamayacak olmanın hayal kırıklığı, karşılığında bir hizmet ya da ürün almamış olmama rağmen ambargo konan param… Kötü bir müşteri deneyimi arıyorsanız bu hikayeyi anlatabilirsiniz. Şu noktada bir daha MediaMarkt web sitesinden alış veriş yapmayacağımı kesin bir şekilde söyleyebilirim. Sürecin ilerlemesine göre bir ihtimal komple markayı da hayatımdan çıkartabilirim. Zaman gösterecek.

“Bu yazıyı neden yazdın?” derseniz;

  1. MediaMarkt’tan alışveriş yapmadan önce yapmış birisinin deneyimlerini okumak isteyenler ulaşsınlar istiyorum.
  2. Müşteri temsilcileri ile tekrar görüşürsem her şeyi tekrar anlatmak yerine bu yazının adresini vermeyi planlıyorum.
  3. Zararımın tazmin edilmesini bekliyorum.

Peki bence süreç nasıl yönetilmeliydi? Bana göre müşteri hizmetlerine ilk ulaşıp da şikayetimi bildirdiğim andan itibaren, iletişim kanalı belirlenmeli (E-posta, SMS, telefon) ve süreçteki her yeni durum bu iletişim kanalı üzerinden bilgilendirilerek bir sonraki adımın ne olacağı bilgisi iletilmeliydi. Ayrıca her seferinde farklı müşteri temsilcileri ile görüşmek yerine belirlediğim iletişim kanalı üzerinden tek bir müşteri temsilcisi ile ilerlemek de tüm süreci daha kolaylaştırabilirdi diye düşünüyorum. Son olarak da müşteri temsilcilerinin iyi bilgilendirilmelerini, her birinin aynı bilgileri verebilmelerini beklerdim.

Çok uzun, okumadım diyenler için; MediaMarkt sitesinden ürün aldım, siparişim sisteme yansımadı. Müşteri hizmetlerinden her aramamda farklı bilgi verildi. Şu an elimde ürün olmadığı gibi paramın iadesinin de 10 gün süreceğini söylüyorlar.

Güncelleme

5 Ocak 2015

İşlemi yaptığımın üzerinden 11, sisteme yansımayan sipariş durumunu tespit edip gerekli süreci başlatalı 10 gün oldu. Bu arada kredi kartımın hesap kesimi gerçekleşti, ekstrem elime ulaştı. Yani karşılığında hiç bir mal ya da hizmet almadığım halde bankaya bu bedeli ödemekle yükümlüyüm. Aksi gibi hala ürün mediamarkt.com.tr stoklarına girmemiş durumda. Vatan Bilgisayar da ürünü 161 TL’den satıyor.

Bugüne kadar twitter üzerinden yaptığım çemkirme üzerine aldığım arama haricinde, müşteri hizmetlerinden süreç ile alakalı hiç bilgilendirme almadım. Keza bugün de saat 17:00’e kadar bekledim fakat ne bir bilgilendirme gerçekleşti ne de ücret iadesi yapıldı. Bunun üzerine tekrar telefona sarıldım ve macerama kaldığım yerden devam ettim. Müşteri temsilcisi telefon numaramdan hikayemin geçmişini gördü fakat kendisi de neden dönüş yapılmadığını bilemedi. Bugüne kadar kendilerinden hiç bilgilendirme almadığımı, yarın kesin olarak kendilerinin durum hakkında beni bilgilendirmelerini istediğimi belirttim. Müşteri temsilcisi bunları not aldığını belirtti. Bugünü de böyle kapattık. “Yarın ola hayrola”

9 Ocak 2015

MediaMarkt cephedesinde hiç hareket yok. Zaten bir hareket olmasını da beklemiyordum. Ölü taklidi yapıyorlar resmen. Alternatif kanallar üzerinden taarruza geçmeyi planlıyorum. Yasal yollardan hakkımı arayacağım. Bu yüzden bu son güncelleme.

12 Ocak 2015

Malumunuz, arayıp haber vermek pek Media Markt’ın işi değil. Keza 9 Ocak’ta yaptıkları işlemi de arayıp haber vermediler. Bugün tesadüf eseri Cuma akşamı yapılan iade işlemine denk geldim ve paramın geri yatırıldığını öğrendim. Kendilerinden bir ses çıkmadı tabi. “Müşteriyi mağdur etmişim, 15 gün parasına ambargo koymuşum, istediği ürünü alamamış” falan filan, hikaye hepsi.

Paranın iade edildiğini görünce gittim ereyon’dan yeni bir sipariş verdim. Du’bakalım n’olcak?

14 Ocak 2015

Ereyon’dan verdiğim sipariş ertesi gün kargoya verildi ve bir sonraki gün de elime ulaştı. Üç gün, ÜÇ GÜN! Burada hem Ereyon’u tebrik ediyorum hem de MediaMarkt’ı bir kere daha esefle kınıyorum.

26 Ocak 2015

Olayların başlangıcından itibaren bir ay geçmiş oldu ve MediaMarkt sessiz sedasız parayı hesabıma yatırmaktan başka olumlu hiç bir geri dönüş yapmadı. Özür dilemedi, zararımı tazmin etme ile ilgili herhangi bir adım atmadı. Bugüne kadar da sabırla bekledim, “belki” dedim, “belki süreçleri yavaş işliyordur…” Ne yazık ki artık işleyen bir süreçleri var olduğuna inanmıyorum. Son olarak bu yazıyı MediaMarkt’ta yetkili birilerine ulaştırmaya çalışacağım ve Almanca’ya çevirip genel merkezlerine göndereceğim.

6 Şubat 2015

Media Markt & Saturn E-Ticaret Direktörü Mehmet Çelikol’dan aşağıdaki tweet’i aldım. E-posta ile konuyu özetledim.

iOS cihazlarda (iPhone, iPad, iPod Touch) VPN kurulumu

Digital Ocean’dan sunucunuzu aldınız, VPN sunucunuzu kurdunuz fakat iOS cihazınızda yapmanız gereken ayarları bilmiyorsunuz. Bir kaç dakikada bunu da halledelim.

Ekran görüntüleri iPhone 4 ve iOS 7 Türkçe ile oluşturulmuştur. Diğer cihaz ve işletim sistemi sürümlerinde çok az farklar gösterse de genel olarak kurulum aynı şekildedir.

Bu yazıda daha önce kurulumunu anlattığım PPT protokolü için VPN kurulumunu anlatacağım. Farklı protokoller için farklı işlemler yapılması gerekebilir. Daha önceki yazılarımı 1 2 takip ederek bu noktaya geldiyseniz bu yazıya da devam edebilirsiniz.

Başlangıç

Digital Ocean’da Ubuntu üzerinde VPN sunucusu kurma

Digital Ocean‘da bir sanal sunucunuz var, hem de Ubuntu yüklü ve VPN sunucusu kurmak istiyorsunuz ya da henüz sunucunuz yok ama bir sunucu oluşturup VPN sunucusu kurmak istiyorsunuz (Nasıl bir sunucu sahibi olacağınızı bilmiyorsanız sizi böyle alalım). Bu makale ile bu sorularınıza cevap vermeye çalışacağım.

Digital Ocean’a verdiğim bağlantılarda kendi referans kodum yer alıyor. Bu referans ile bir hesap açtığınızda hesabınıza 10$ otomatik olarak yükleniyor. Eğer bu 10$’ın haricinde 25$’lık harcama yaparsanız, bana da 25$ yükleniyor. Yani hem siz, hem ben kazanıyorum. :) Kullananlara şimdiden teşekkürler!

Bu makale ile temel olarak iki şey yapacağız;

  • pptp kurulumu ve ayarları (Point-to-Point Tunneling Protocol – Noktadan noktaya tünel protokolü)
  • ufw kurulumu ve ayarları (The Uncomplicated Firewall, iptables da kullanılabilir fakat basit olması için ufw kullanacağız)

İlk olarak sunucunuzun yönetim ekranına girin. Aşağıdaki ekran görüntüsündeki gibi, sunucu isminizin hemen yanında yer alan “Console Access” tuşuna tıklayın.

Konsol Erişimi

Açılacak ekranda bir süre bekleyin. Orta kısımda siyah bir dikdörtgen belirecektir. Eğer bir süre beklediniz ve siyah dikdörtgen içinde hiç bir yazı karşınıza çıkmazsa, dikdörtgenin içine tıklayıp herhangi bir tuşa basın. Giriş bilgilerinizi soran bir ekran karşınıza çıkacaktır. Hesabınızla giriş yapın.

Giriş yaptıktan sonra ilk iş eğer yüklü değilse pptp ve ufw yüklemek olacak. Bunun için komut satırına aşağıdaki komutu yazın ve enter tuşuna basın.

sudo apt-get -y install pptpd ufw

Firewall kurduğumuz için ihtiyacımız olan portlara izin vermemiz gerekecek. Eğer sunucusunu başka işler için de kullanıyorsanız (örneğin web sunucusu, genelde port 80. MySQL sunucusu, genelde port 3306 gibi) bu portları da açmanız gerekcektir. Port açmak için kullanacağımız komut ufw allow komutudur. Biz 22 ve 1723 numaralı portları açacağız. 22 SSH portudur, bu portu açmazsak sunucumuza tekrar konsol erişimi sağlayamayabilriiz. 1723 ise ppt protokolünün kullandığı porttur. Portlara izin verdikten sonra ufw enable komutu ile Firewall’u etkin hale getiriyoruz.

sudo ufw allow 22
sudo ufw allow 1723
sudo ufw enable

Sırada pptpd ayarları var. VPN sunucunuza erişecek işletim sistemleri ile ilgili ufak bir ayar yapmamız gerekiyor. Bunun için /etc/ppp/pptpd-options dosyasını düzenleyeceğiz. Favori metin editörünüz ile dosyayı açın. (Benimki nano, dosyayı açmak için sudo nano /etc/ppp/pptpd-options yazıp enter’a basıyorum.) İşletim sistemi gözetmeksizin bağlantı sağlayabilmek için bir kaç satırı geçersiz kılmamız gerekiyor. Bunun için satırları silebilirsiniz ama daha iyisi, satırların başında # işareti koyarak o satırın işlenmemesini sağlayabilirsiniz. Aşağıdaki satırları bulup başlarına # işareti koyun.

refuse-pap
refuse-chap
refuse-mschap

Hazır pptpd ayarlarıyla oynuyorken VPN’e bağlıyken kullanabileceğimiz DNS sunucularını da tanımlayalım. ms-dns ile başlayan satırları bulun, varsa başlarındaki # işaretlerini kaldırın ve DNS adreslerini girin. Google DNS’leri için örnek aşağıdaki gibi olmalıdır;

ms-dns 8.8.8.8
ms-dns 8.8.4.4

Dosyayı kaydedin ve metin editöründen çıkın. (Nano kullanıyorsanız dosyayı kaydetmek için CTRL-O (windows) ya da kntrl-O (mac) yapıp, üzerine yazayım mı sorusuna Evet/Yes cevabı verin. Çıkmak için de CTRL-X / kntrl-X tuş kombinasyonunu kullanabilirsiniz.)

Sırada /etc/pptpd.conf dosyasında yapacağımız ufak bir değişiklik var. Dosyayı metin editörünüz ile açın (Örn: sudo nano /etc/pptpd.conf) ve localip, remoteip değerlerinin yanındaki IP adreslerini silip, sunucunuzun IP adresini yazın. remoteip değerinde direkt sunucuzun IP adresi yerine IP adresinizin son hanesi için bir aralık verebilirsiniz. Sunucunuz her zaman kendi IP adresi ile internete çıkmıyor olabilir. Bu aralığı tanımlamanız zayesinde daha güvenli sularda yüzüyor olursunuz. Dosyayı kaydedin ve editörden çıkın.

localip 36.23.123.149
remoteip 36.23.123.99-199

Sıra geldi VPN sunucumuzda kullanmak üzere hesap tanımlamaya. /etc/ppp/chap-secrets dosyasını editörünüzde açın. (sudo nano /etc/ppp/chap-secrets) Hesap tanımlama biçimi aşağıdaki gibidir;

[Kullanıcı adı] [Servis] [Parola] [İzin verilen IP adresi]

Her bir satıra bir hesap denk gelecek şekilde birden çok hesap açabilirsiniz. Bir hesap ile aynı anda bir bağlantı kurulabileceğinden evinizdeki çeşitli cihazlar için birden çok hesap oluşturabilirsiniz. Örneğin;

telefon pptpd parola *
tablet pptpd parola *

Dosyayı kaydedip çıkın ve pptpd servisini yeniden başlatın (sudo service pptpd restart)

IPv4 için IP yönlendirmesini etkinleştirmemiz gerekiyor. Bunun için /etc/sysctl.conf dosyasını düzenlemeliyiz. Dosyayı metin editöründe açıp (sudo nano /etc/sysctl.conf) aşağıdaki satırın başındaki # işaretini kaldırın.

net.ipv4.ip_forward=1

Dosyayı kaydedip çıktıktan sonra sudo sysctl -p komutu ile ayar dosyasını yeniden yükleyin.

ufw için de bir kaç ayar yapmamız gerekiyor. /etc/default/ufw dosyasında yer alan DEFAULT_FORWARD_POLICY ayarını DROP yerine ACCEPT olarak değiştirin.

/etc/ufw/before.rules dosyasını açın, *filter satırınden hemen öncesine aşağıdaki satırları kopyalayıp yapıştırın (elbette kendi ip adresiniz ile. IP adresinizin son bölümünü 0 olarak değiştirin)

# NAT table rules
*nat

:POSTROUTING ACCEPT [0:0]
# Allow forward traffic to eth0
-A POSTROUTING -s 36.23.123.0/24 -o eth0 -j MASQUERADE

# Process the NAT table rules
COMMIT

Dosyayı kaydedip çıktıktan sonra sudo ufw disable && sudo ufw enable yaparak firewall’ı baştan başlatın.

Tebrikler! VPN sunucunuz kullanıma hazır. Cihazınızda VPN ayarlarını yapmak için;